Görünmez Yaralar: Mobbing Sessizce Nasıl Çökertir Bizi?

Doç.Dr. Metin Meriç

 

Hayat bazen bir insanın omuzlarına kimsenin görmediği kadar ağır yükler bindirir. Ama dışarıdan bakan çoğu kişi fark etmez. Çünkü mobbing yüksek sesle bağıran bir saldırı değildir; sessiz, derinden gelen, günbegün içeri sızan bir psikolojik şiddettir. İnsanı tüketir, özgüvenini kemirir, sabahları yataktan kalkmayı zorlaştırır. Ve çoğu zaman mağdur kendini suçlu sanır.

“Belki ben abartıyorum?”
“Bir tek bana mı böyle geliyor?”
“Sustum da sorun bende mi acaba?”

İşte mobbing tam da burada görünmez olur; çünkü kurbanın sesi içindedir, dışa taşmaz.

Mobbing sadece iş yerinde mi olur?

Yıllardır boş koridorlu şirket binalarında yankılanan bir terim gibi görüyoruz belki, ama gerçek çok daha geniş. Evet, iş yerinde yöneticinin çalışanı küçümsemesi, aynı pozisyondaki birinin gizli rekabetle diğerini yok etmeye çalışması en bilinen hali. Fakat mobbing evde de olur, okulda da, arkadaş grubunda da, hatta telefon ekranının o parlak dünyasında bile…

Bir öğretmenin sınıfta sürekli aynı çocuğu hedef alması, Eşin ya da ebeveynin sürekli değersizleştirmesi, Kardeş rekabetinin alaya dönüşmesi, Sosyal medyada alaycı yorumlarla kişinin yıpratılması…

Bunların hepsi mobbingin kılık değiştirmiş türleridir. Mobbing bir mekân değil, bir tutum meselesidir.

Sessiz şiddetin izleri en derin yaraları açar

Mobbinge uğrayan insan dışarıdan belli olmayabilir. Gülümser, işini yapar, günlük hayatına devam ediyor gibi görünür. Ama içeride neler olur?

  • Özgüven yavaş yavaş erir,
    • Uyku kaçıran düşünceler çoğalır,
    • Baş ağrıları, mide bulantıları görülür,
    • Kişi kendini yetersiz hissetmeye başlar,
    • Yalnızlığa çekilir, sesini kısar.

En tehlikelisi de budur: sessizce tüketir. Her gün bir parça daha…

Bir düşünün, işe fikrinizle değil, korkunuzla gidiyorsanız orada sağlıklı bir ilişkiden söz etmek mümkün müdür?

Nasıl tanırız mobbingi?

Her mobbing yumruk gibi gelmez; bazen gülümseyerek atılan bir cümle daha çok acıtır.

  • Küçük hataları büyütmek,
    • Başarıyı değersizleştirmek,
    • Toplantıdan dışlamak,
    • Bilgi saklamak ya da yanlış yönlendirmek,
    • Alay etmek, küçümsemek, imalarda bulunmak,
    • Mahremiyeti yok saymak, baskı kurmak,
    • “Şakaydı ya abartıyorsun” diyerek etkisini görünmez kılmak…

Bunlar sadece birkaç örnek. Mağdur zamanla kendini geri çeker, konuşmaz, üretmez, susar. Çünkü ona sürekli “Sen değersizsin” mesajı verilmiştir. Ve insan en çok buna inanırsa kaybeder.

Peki ne yapmalı? Mobbingle baş etmek mümkün mü?

Bu sorunun cevabı çoğu zaman “Evet, ama cesaret ister.”

  • Önce fark etmek gerekir.
    Yaşananları not almak, tarih-saat-yöntem kaydı tutmak önemlidir. Çünkü mobbing sözle yapılır ama kanıt belge ister.
  • Güvendiğiniz biriyle paylaşın.
    Bir dostun cümlesi insanın içinden çekilmeye başlayan gücü geri getirebilir.
  • Profesyonel destek almaktan çekinmeyin.
    Terapi, insanın kırılan yerlerini onarır. Yüz yüze mümkün değilse çevrimiçi destek seçenekleri artık çok daha erişilebilir. Bilgisayar ekranının ardında bile olsa duyulmak iyileştirir.
  • Haklarınızı bilin.
    İş yerinde insan onuru korunur. Aile içinde şiddet asla normal değildir. Okulda zorbalık kader değildir.
  • Kendinize şunu hatırlatın:
    Sorun sizde değil. Kimsenin sizi küçültmeye hakkı yok.

Bir hayatı kurtaran bazen tek bir cümledir

Belki bugün iş yerinde sessiz duran arkadaşınıza “İyi misin?” diye sormak,
Belki çocuğunuzun dalgın bakışlarını fark etmek, Belki sosyal medyada yazacağınız cümleyi tekrar düşünmek…

Bazen bir insan için dünyayı değiştirir.

Mobbing, toplumun görünmez yarasıdır. Konuşmadıkça büyür, sustukça kuvvetlenir. Ama yüzleşirsek, adını koyarsak, yan yana durursak azalır. Kendimize küçük bir soru sorarak başlayabiliriz:

Bugün birini incitmekten yana mı durdum, yoksa birinin iyileşmesine mi alan açtım?

Cevabı kalbimizde saklı. Ve belki de değişim tam da orada başlıyor…

Yorumlar kapalı.