1. Haberler
  2. Afrika
  3. Mali’de Askerî Rejim Yönetimi ve Postkolonyal Antlaşmaların Çöküşü:

Mali’de Askerî Rejim Yönetimi ve Postkolonyal Antlaşmaların Çöküşü:

Flipboard
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Dr. Sakinatou Mashoud

Devlet Otoritesi ve Stratejik Otonomi Arayışı (2020–2025)

Postkolonyal anlaşmalar, 1960’ta kazanılan bağımsızlıkların hemen ardından imzalanmış olup, Fransız sömürge döneminde Fransa ile eski Fransız kolonileri arasında akdedilen karmaşık bir anlaşma mirasına dayanmaktadır. Bu ekonomik ve askeri iş birliği anlaşmaları, büyük ölçüde eski Fransız kolonilerinin bağımsızlıklarını kazanmasının ardından da yürürlükte kalmıştır. Mali örneğinde, 1960’ta bağımsızlığını kazanmasının ardından Fransa, özellikle Mali topraklarında Fransız birliklerinin varlığını öngören askeri anlaşmalar, mali yardımlar ve güvenlik taahhütleri aracılığıyla güçlü etkisini sürdürmüştür. Bununla birlikte, Fransa–Mali ilişkisi on yıllar içinde evrilmiş; özellikle 2013’te Sahel bölgesindeki cihatçı gruplarla mücadele amacıyla düzenlenen Serval Harekâtı gibi Fransa’nın bölgedeki askeri müdahaleleri bu değişimi belirginleştirmiştir. Mali’deki siyasi istikrarsızlık, son yıllarda artan askerî darbelerle birlikte bu dinamiği derinden zedelemiş ve sömürge döneminden kalan anlaşmaların sorgulanmasına yol açmıştır. İktidardaki cunta, Fransız askerî varlığını açıkça eleştirmiş ve ikili ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi sürecini başlatarak özellikle Rusya ile olmak üzere ortaklıklarını çeşitlendirme arayışına girmiştir. 2020–2025 döneminde Mali’nin postkolonyal anlaşmaları, sömürge mirasını aşmaya çalışan fakat aynı zamanda güçlenen askerî otoritenin dayattığı sınırlamalarla karşılaşmakta; ülke giderek gerilen bölgesel bağlam içinde stratejik önceliklerini yeniden tanımlamaya çalışmaktadır. Nitekim askerîlerin iktidarı ele geçirmesi, birçok sömürge dönemi anlaşmasının köklü biçimde sorgulanmasına yol açmıştır.

Diplomatik Anlaşmanın Bozulması ve Güvenlik Konseyi’nde “ Porte-plume ” Statüsünün Sona Ermesi

Askerî yönetim döneminde Mali’nin aldığı kararlarla etkilenen postkolonyal anlaşmalardan biri, Fransa’yı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Mali’nin Porte-plume konumuna getiren tarihi diplomatik anlaşmadır. « Porte-plume » terimi, özellikle eski Fransız kolonileri gibi bazı ülkelerin, uluslararası kuruluşlarda özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gerçek bir karar alma bağımsızlığı sergilemeksizin sistematik biçimde Fransa’nın pozisyonlarını desteklediği eski bir uygulamaya atıfta bulunmaktadır. Mart 2023’te Bamako, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Başkanı’na gönderdiği resmi bir mektupla, “Güvenlik Konseyi’nde Mali’yi ilgilendiren tüm konularda Fransa’nın porte-plume statüsünü resmen reddettiğini” bildirmiştir (BM, 2023). Bu açıklama, uzun yıllar süren otomatik uyum pratiğinden keskin bir kopuşu ifade etmekte ve Mali’nin artık uluslararası kurumlarda Fransa tarafından belirlenen dış politika çizgisine kayıtsız şartsız bağlı kalmaya niyetli olmadığını göstermektedir.

“Porte-plume” uygulamasının sona ermesi, Mali’nin karar alma süreçlerinde daha özerk bir konum edinme iradesinin açık bir tezahürüdür: Bamako, dış politikasını eski bir himayecinin önceliklerine değil, doğrudan kendi ulusal çıkarlarına bağlı olarak şekillendirmeye yönelmektedir. Bu durum aynı zamanda Mali dış politikasında paradigmatik bir dönüşüme işaret etmekte; artan egemenlik talebi, uluslararası ortaklıkların çeşitlendirilmesi ve daha pragmatik, çok-kutuplu bir diplomatik yönelimin benimsenmesiyle karakterize edilmektedir.

Analitik açıdan bakıldığında, bu gelişme postkolonyal düzenlemelerin sürdürülebilirliğini sorgulatmakta; eski metropoller ile eski sömürgeler arasındaki yapısal bağımlılık ilişkilerinin niteliğini yeniden düşünmeyi ve söz konusu yeniden yapılanmanın Batı Afrika’daki bölgesel istikrar ile uluslararası ilişkiler dinamikleri üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.

1972 Mali-Fransa Vergi Anlaşmasının Sona Ermesi

1972’de imzalanan Fransız–Mali vergi anlaşması, çifte vergilendirmeyi önlemeyi ve Mali ile Fransa arasında vergi alanında karşılıklı yardımlaşma mekanizmalarını düzenlemeyi amaçlıyordu. Somut düzeyde, bu sözleşme Fransız yatırımları için vergi avantajları sağlamakta ve yabancı sermaye sahiplerine belirli haklar teminat altına almaktaydı.

5 Aralık 2023 tarihli bir bildirimin Paris’e iletilmesiyle Mali, anlaşmanın sona erdiğini resmen duyurmuş ve bu doğrultuda sözleşmenin 5 Mart 2024 itibarıyla yürürlükten kalkacağını bildirmiştir. Siyasal açıdan bu adım, Mali’nin sömürge döneminden miras kalan kısıtlamalara bağlı kalmaksızın kendi vergi politikasını belirleme serbestliğini güçlendirmektedir. Hükûmet, kararını ikili anlaşmaları gözden geçirme konusundaki egemen hakkına dayanarak meşrulaştırmış ve yabancı müdahaleden bağımsız olarak ulusal vergi gelirlerini artırma gerekliliğini vurgulamıştır.

1972 tarihli vergi sözleşmesinin sona erdirilmesi, neo-kolonyal bağımlılığın ekonomik temellerinden birinin koparılması anlamına gelmektedir. Bundan böyle Mali gelirleri, ülkenin kendi mevzuatı çerçevesinde vergilendirilebilecek; bu da ulusal ekonomik mirasın yeniden sahiplenilmesi yönünde önemli bir adımı simgelemektedir. Postkolonyal bir okuma çerçevesinde bu tür bir vergi reformu, vergi hukuku alanında gerçekleşen bir tür “dekolonizasyon” olarak değerlendirilebilir.

2014 Savunma İşbirliği Anlaşmasının Sona Ermesi

Mali ile Fransa arasında 2014’te imzalanan askerî işbirliği anlaşması (16 Temmuz 2014’te Bamako’da imzalanmıştır), Barkhane ve Takuba harekâtları çerçevesinde Fransız kuvvetlerinin Mali’deki varlığına yasal zemin sağlıyordu. Mayıs 2022’de Mali Hükümeti sözcüsü, “ciddi yetersizlikleri ve Mali’nin ulusal egemenliğine yönelik açık ihlalleri” gerekçe göstererek söz konusu savunma iş birliği anlaşmasının feshedildiğini duyurmuştur. Bu karar, Fransa’nın daha önce askerî üsler kurduğu Kidal, Gao ve Timbuktu bölgelerinden çekilmesiyle sonuçlanmıştır (Ba, 2021).

Son yıllarda, Mali örneğinde olduğu gibi, Fransa ile Batı Afrika ülkeleri arasındaki ilişkileri gerginlikler belirlemiştir. Bu bağlamda, Burkina Faso, Gine ve Nijer’deki askeri yönetimler de Mali’de görülen örneği takip eden benzer bir rotayı izlemiştir.Söz konusu  ülkelerle Fransa arasındaki bazı anlaşmaların feshedilmesi, Afrika jeopolitiğinin daha geniş çaplı bir yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunmaktadır. Bu kapsamda, giderek artan sayıda ülke ittifaklarını çeşitlendirmeyi ve eski sömürgeci güçlere olan bağımlılıklarını azaltmayı hedeflemektedir (Acharya, 2014 ; Mamdani, 2013). Fransa’nın Batı Afrika’daki genel etkisinin zayıflanması, bölgesel çok taraflılık eğilimlerinin güçlenmesine zemin hazırlamıştır. Fransa ve Batı Afrika İlişkilerinde jeopolitik yeniden şekillenme döneminde, Afrika devletleri Rusya, Çin ve Türkiye gibi yeni dış aktörlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda farklı aktörle ilişkiler kurmaya çalışırken, aynı zamanda daha özerk bir bölgesel liderlik konumu tesis etme yönünde çaba göstermektedir (Touzani, 2016).

 

KAYNAKÇA

  • Mamdani, M. (2013). Saviors and Survivors: Darfur, Politics, and the War on Terror.            Pantheon Books.
  • Ba, M. (2021). Mali’s Pivot to Russia: A New Geopolitical Reality. African Affairs,           120(480), 1-15.
  • Acharya, A. (2014). The End of American World Order. Polity Press.
  • Touzani, H. (2016). Geopolitics and Africa’s Foreign Policy: Strategic Repositioning in the 21st Century. Journal of African Political Economy, 42(3), 44-67.

 

Mali’de Askerî Rejim Yönetimi ve Postkolonyal Antlaşmaların Çöküşü:
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.