1. Haberler
  2. Afrika
  3. Nijerya’ya Amerikan Müdahalesi:

Nijerya’ya Amerikan Müdahalesi:

Flipboard
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dr. Sakinatou Mashoud

Terörizmle Mücadele mi, Yoksa Kaynak Kontrolüne Yönelik Jeopolitik Bir Strateji mi?

31 Ekim’de, Amerikan Başkanı Donald Trump, Boko Haram ve Batı Afrika’da faaliyet gösteren IŞİD tarafından Hristiyanlara yönelik gerçekleştirilen şiddet eylemlerinin önlenmesi amacıyla Amerikan ordusunun Nijerya’ya müdahaleye hazırlanmasını emrettiğini duyurdu. Aynı açıklama, Amerikan yardımlarının askıya alınması ve Nijerya’nın “özellikle kaygı verici ülke” olarak ilan edilmesiyle birlikte, geniş çapta tepkilere yol açtı. Nijerya yetkilileri, özellikle Cumhurbaşkanı Bola Tinubu, bu suçlamaları reddederek, terörist saldırıların yalnızca Hristiyanları değil, tüm toplulukları hedef aldığını belirtmiştir. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu da bu durumu taraflı bir yaklaşım olarak nitelendirerek, silahlı grupların tüm dini inançlardan sivillere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini hatırlatmıştır.

Amerika’nın diplomatik tehdidi, Boko Haram’ın 2014’teki Chibok olayında 200’den fazla lise öğrencisini kaçırarak, uluslararası toplumun dikkatini bu tehdidin ciddiyetine çekmesinin ardından, örgütün gücünün önemli ölçüde azaldığı bir dönemde ortaya çıkmıştır. Bugün Boko Haram, özellikle Batı Afrika’daki IŞİD’e bağlı bir fraksiyon aracılığıyla hala aktif olsa da, Nijerya ordusunun ve Çad, Kamerun, Nijer ve Benin gibi ülkelerin ortaklaşa kurduğu Çok Uluslu Karma Güç (MNJTF) tarafından yürütülen askeri operasyonlar sayesinde etkinlik alanı daralmıştır. Bu bağlamda, açıklanan Amerikan müdahalesi bir dizi derinlemesine soruyu gündeme getirmektedir: Neden sadece Hristiyanların zulmü üzerine odaklanılmakta, oysa Boko Haram tüm nüfusu ayrım gözetmeksizin hedef almaktadır? Ve en önemlisi, Nijerya’ya gösterilen bu özel ilgi, Sudan gibi daha ölümcül krizlerin uluslararası toplum tarafından büyük ölçüde göz ardı edildiği bir dönemde neden bu kadar yoğunlaşmaktadır? Bu sorular, Amerika’nın Nijerya’daki stratejisinin gerçek amaçları üzerinde yeniden düşünmeyi teşvik etmektedir.

  1. Boko Haram’ın Nijerya’daki Operasyonel Yöntemleri

2002 yılında Mohammed Yusuf tarafından Nijerya’nın kuzeydoğusundaki Maiduguri şehrinde kurulan Boko Haram, Haussa dilinden türetilen ismiyle “Batı eğitimi günahtır” anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle, Boko Haram, radikal bir İslam devleti kurmayı hedefleyen ve sadece Batı değerlerini değil, aynı zamanda modern siyasi ve sosyal kurumları da reddeden bir ideoloji olarak ortaya çıkmıştır. Boko Haram’ın stratejisi, dini ya da etnik hedefler yerine, geniş çapta bir terör ortamı yaratmaya dayanmakta olup, bu yaklaşımın amacı devletin kurumlarını sarsmaktır (Mohammed, 2018). Berge (2017) “Jihad and Terrorism in West Africa” adlı eserinde, grubun çeşitli terör taktikleri kullandığını, bu taktikler arasında rehin alma, intihar saldırıları ve kitlesel katliamların yer aldığını vurgulamaktadır. John Campbell (2015) ise “Nigeria : Dancing on the Brink” adlı kitabında, Boko Haram’ın sadece Hristiyanları değil, kendilerini radikal projelerine karşı tehdit olarak gören tüm sivilleri hedef aldığını belirtmektedir. Acled (2021) tarafından yayımlanan verilere göre, Boko Haram’ın çoğu kurbanı Müslümanlardır.

  1. Amerikan Müdahalesinin Gerçek Amaçları: Hristiyanların Korunmasından Öte, Nijerya’nın Petrolü Üzerine Stratejik Hesaplar

Nijerya, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biridir ve enerji sektörü ülkenin ekonomisinin önemli bir parçasıdır. Ayrıca Nijerya, altın, lityum ve kobalt gibi değerli mineraller bakımından da büyük rezervlere sahiptir. Amerikan askeri müdahalesinin, Nijerya’daki terörizme karşı mücadele olarak sunulmasının ardında, aslında Nijerya’nın enerji kaynaklarına yönelik stratejik bir çıkar yatmaktadır. David H. Ucko (2016), Amerika’nın askeri müdahalelerini genellikle insan hakları ve dini özgürlüklerin savunulması adına gerekçelendirdiğini, ancak bu gerekçelerin her zaman stratejik bir boyut taşıdığını ifade etmektedir. Hristiyanların korunması adına yapılan müdahaleler, esasen, Nijerya gibi stratejik öneme sahip bir ülkeye müdahale etmek için bir örtü olarak kullanılmaktadır. Başka bir deyişle, Amerika’nın dini söylemleri, arka planda var olan jeopolitik çıkarları gizlemek için bir araç olmaktadır.

Amerikan müdahalesinin bu stratejik yönünü daha da pekiştiren bir örnek, Donald Trump’ın danışmanı Walid Phares’in Port Harcourt’ta bir Amerikan askeri üssü kurma planını gündeme getirmesidir. Port Harcourt, Nijerya’nın petrol kaynaklarının merkezlerinden biri olup, bu bölgeye yapılacak bir müdahale, Boko Haram’ın merkezi olan Maiduguri’ye 1370 km uzaklıktadır. Dolayısıyla bu müdahale daha çok Nijerya’nın stratejik kaynaklarını güvence altına almaya yönelik bir hamle olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Nijerya’nın doğal kaynaklarının, Amerika Birleşik Devletleri’nin Afrika’daki tek ilgi alanı olmadığına dikkat çekmek gerekmektedir.Amerika’nın politikası daha geniş bir stratejik çerçeveye oturmaktadır.  Benzer bir şekilde, Trump’ın Güney Afrika hükümetini beyaz çiftçilere yönelik soykırım yapmakla suçlaması, fakat bu suçlamaların gerçekte Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne ait fotoğraflarla desteklenmesi, Amerika’nın Afrika’daki politikalarının ne kadar manipülatif ve çıkar temelli olduğunu ortaya koymaktadır. Donald Trump’ın Afrika liderlerine yönelik soykırım suçlamaları, yalnızca Nijerya’daki Hristiyanlara yönelik şiddete odaklanarak, jeopolitik gerçeklikten belirgin bir şekilde kopmuş bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Zira, Filistin, Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi bölgelerdeki kanıtlanmış soykırımlar devam etmekte, bu bölgelerdeki insani trajediler çok daha derin ve sistematik bir şekilde sürmekte ve uluslararası toplumun kayıtsızlığı altında şekillenmektedir

kaynakça

Berge, M. (2017). Jihad and terrorism in West Africa: The rise of Boko Haram and ISIS in the Sahel. Routledge.

Campbell, J. (2015). Nigeria: Dancing on the brink. Rowman & Littlefield Publishers.

Mohammed, I. (2018). Boko Haram: Causes et impacts du terrorisme au Nigeria. Presses Universitaires du Nigéria.

Onuoha, J. O. U. (2019). Oil and conflict in Nigeria: The geopolitics of oil in the Niger Delta. Palgrave Macmillan.

Ucko, D. H. (2016). America’s interventionism and the global war on terror: Geopolitics of human rights and military action. Cambridge University Press.

Nijerya’ya Amerikan Müdahalesi:
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.